İstiklal Marşımızın 10 Kıtası Ve Açıklaması

rn rn rn rn
rn
rn rnrn

İstiklal Marşının Açıklaması\r\n\r\n1.Kıtanın Açıklaması:\r\nKorkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;\r\nSönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.\r\nO, benim milletimin yıldızıdır, parlayacak\r\nO, benimdir; o, benim milletimindir ancak!\r\nSancak: Bayrak\r\nOcak : ev, ateş\r\n\r\nBu kıtada Mehmet Âkif Türk Milleti’ne sesleniyor. Ümit ve güven içeren sözlerinde Ey Milletim! Yurdumuzun düşmanlar tarafından kuşatılmış olmasına bakarak bayrağımız için endişe etme, korkma. Çünkü bu topraklar üzerindeki en son ocak sönmeden, en son Türk bu uğurda canını vermeden bayrağımıza kimse el uzatamaz.\r\nRengini şehitlerimizin kanından alan ve şafaklarda bir alev gibi dalgalanan bayrağımız milletimin yıldızı ve bağımsızlık sembolüdür. Gökteki yıldıza el sürülemediği gibi, milletimizin yıldızı olan bayrağıma da düşmanlar dokunamaz. O Türk Milleti’nindir ve daima öyle kalacaktır.\r\n\r\n2.Kıtanın Açıklaması:\r\nÇatma, kurban olayım, çehreni nazlı hilal,\r\nKahraman ırkıma bir gül!.. Ne bu şiddet, bu celal?\r\nSana olmaz, dökülen kanlarımız sonra helal.\r\nHakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.\r\nÇehre : İnsanın yüzü\r\nHilal : Bayrak\r\nCelal : Kızgınlık, sinirlenmek\r\nHakk : Allah\r\nİstiklal :Bağımsızlık\r\n\r\nBu dörtlükte şair bayrağımıza sesleniyor.\r\n‘’Uğruna canımı vereyim, ne olur kaşlarını çatma ey hilal kaşlı güzel bayrağım. Neden bize dargın ve azarlar gibi bakıyorsun? Seni, o nazlı nazlı dalgalandığın göklerimizden indirmelerine izin vereceğimizi mi sandın? Kahraman milletim hür yaşamak ve seni hür yaşatmak için çok kan döktü, şu anda da dökmektedir. Sen bize kaş çatarak, uğrunda yapılan bu fedakarlıkları hiçe sayarsan, dökülen kanlarımız sana helal olmaz. Doğruluk ve adalet için çalışan, Allah’a inanarak ona kulluk eden. İstiklal uğruna canını veren milletimin hakkı bağımsızlıktır, hürriyettir.’’\r\n\r\n3.Kıtanın Açıklaması:\r\nBen ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.\r\nHangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!\r\nKükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım;\r\nYırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.\r\nEzel : Başlangıcı olmayan, Çok önceden\r\nBend : Engel\r\nEngin : Geniş alan\r\n\r\nMehmet Âkif bu kıtada hürriyet kavramını işliyor. ‘’Ben’’ kelimesi ile Türk Milleti’ni kastediyor ve ‘’Ben, yaratıldığı günden beri hür yaşamış bir milletim, bundan sonra da hür olarak yaşayacağım. Beni esir edeceğini düşünenler ancak aklını kaçırmış olanlardır. Onların bu çılgınca düşüncelerine şaşarım. Çünkü ben,Şimdiye kadar hiç esir olmadım. Hürriyeti elimden almak isteyen olursa kükremiş bir sel gibi coşar, önüme çıkan engelleri çiğner geçerim. Bu uğurda dağları parçalar, uçsuz bucaksız denizlere bire sığmam, yine taşarım.’’\r\n\r\n\r\n4.Kıtanın Açıklaması:\r\nGarb’ı afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar;\r\nBenim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.\r\nUlusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,\r\n‘’Medeniyyet!’’ dediğin tek dişi kalmış canavar!\r\n\r\nGarp : Batı\r\nAfak :Ufuk\r\nSerhad : Sınırda Bekleyen asker\r\n\r\n‘’Batı ordularının en modern silahlarla, tank ve toplarla, tıpkı çelikten bir duvar gibi üzerimize yürümesi bizim için önemli değildir.Türk Milleti’nin öyle bir iman gücü, şehitlik inancı vardır ki, o imanlı göğüslerin her biri bir kale gibidir. Bu imanlı göğüsler karşısında en modern silahlar etkisiz kalır, hepsi yok olur, parçalanır.\r\nOnların homurtuları, ulumaları da seni korkutmasın. Medeniyet maskesi takarak etrafa saldıran, zayıfları ezen ve sömüren bir canavar, bizim imanlı göğsümüze en ufak bir korku veremez. Zaten ‘’Medeniyet’’ adı altında yapılan bu vahşiliklerden sonra onun gerçek canavar yüzü ortaya çıkmıştır. O canavarın tek dişi kalmıştır, bize asla zarar veremez.’’\r\n\r\n\r\n5.Kıtanın Açıklaması:\r\nArkadaş! Yurdumu alçaklara uğratma sakın;\r\nSiper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.\r\nDoğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…\r\nKim bilir, belki yarın… belki yarından da yakın.\r\n\r\nVa’detmek : Söz vermek\r\n\r\nBu kıtada Mehmet Âkif Türk Milleti’ne, onun kahraman askerlerine ümit ve kararlılık aşılıyor ve ‘’Arkadaş! Alçakların yurduma girmesine kesinlikle izin verme! Yurduna saldıran düşmana gövdeni siper et! Onlarla ölünceye kadar savaş! Onların utanmazca saldırılarına karşı dur! Cenab-ı Hak mutlaka sana yardım edecektir. Çünkü Allah, sabreden ve korkmadan, Hak yolunda savaşan mü’minlere zafer vereceğini Kuran-ı Kerim’de va’d etmiştir. Allah’ın bu yardımı belki yarın, belki yarından da kısa zamanda ortaya çıkacaktır ve düşman perişan edilecektir.’’\r\n\r\n6.Kıtanın Açıklaması:\r\nBastığın yerleri ‘’toprak!’’ diyerek geçme, tanı!\r\nDüşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.\r\nSen şehid oğlusun, incitme, yazıktır atanı.\r\nVerme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.\r\n\r\n6.kıtada Mehmet Âkif gençlere, üzerinde yaşadıkları toprakların değerini ve özelliğini iyi bilmeleri gerektiğini anlatmaktadır:\r\n‘’Bastığın yerleri (toprak) deyip geçme! Geçmişini iyi öğren! Çünkü bu vatan toprakları, uğruna şehit düşenlerin kefensiz olarak gömüldükleri, her karışında bir şehit kanı olan kutsal topraklardır. Sen ki; dini, vatanı uğruna canını vererek, Allah katında makamların en yücesi olan şehit’lik mertebesine ulaşmış bir babanın oğlusun. Vatanına gereken değeri vermez, onu atalarının koruduğu gibi korumazsan, ataların incinir, üzülür. Bu cennet vatanı her ne pahasına olursa olsun korumalı, dünyaları da alsan bu yurdun bir karış toprağını bile vermemelisin.\r\n\r\n7.Kıtanın Açıklaması:\r\nKim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?\r\nŞüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!\r\nCanı, cananı, bütün varımı alsın da Huda,\r\nEtmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.\r\n\r\nFeda : Seve seve canını verme, uğruna ölmek\r\nŞüheda : Şehitler\r\nCanan : Sevgili\r\nHuda : Allah\r\nCüda : Ayrılık\r\n\r\nİstiklal Marşı’nın 7.kıtasında Mehmet Âkif vatan sevgisini, vatan toprağının özelliğini ve Türk Vatanı’nın yüceliğini, şöyle anlatmaktadır:\r\n‘’Bu cennet vatan uğruna canını vermeyecek olan kim var? İşte herkes vatanı uğruna canını vermek için hazır bekliyor. Şimdiye kadar bu uğurda o kadar çok yiğit canını verdi ki: bir karış toprakta bir şehit yatmaktadır. Toprağı sıksan, şehitlerin kanı fışkıracak kadar çok şehit verilmiştir. Allah canımı, canım kadar sevdiğim şeyleri, bütün varımı, yoğumu alsın; yeter ki beni bu vatanımdan ayrı ve uzak bırakmasın.’’\r\n\r\n8.Kıtanın Açıklaması:\r\nRuhumun senden, ilahi şudur ancak emeli:\r\nDeğmesin ma’bedimin göğsüne na-mahrem eli;\r\nBu ezanlar__ki şahadetleri dinin temeli__\r\nEbedi yurdumun üstünde benim inlemeli.\r\n\r\nEmel : İstek Ma’bet : İbadet edilen yer,Cami\r\nNamahrem: Yabancı, el, düşman Ebedi : Sonsuza kadar\r\n\r\n8.kıtada Mehmet Âkif, din ve vatan uğruna şehit olanların ruhlarına tercüman olmakta:\r\n‘’Yüce Allah’ım! Ruhumun senden dileği şudur: Uğruna canımızı verdiğimiz yurdumuza düşmanlar girmesin, camilerime yabancılar el sürmesin! Bu mabetlerde okunan ezanlardaki şahadetler ki:\r\n‘’Eşhedü enla ilahe illallah, Eşhedü enne Muhammeden resulullah’’ Kelimeleri Türk Milleti’nin müslümanlığının ve bağımsızlığının ilk şartı ve temelidir. Hürriyet sembolü olan bu ezanlar yurdumun her köşesinde okunsun. Milletim kıyamete kadar hür yaşasın.’’\r\n\r\n9.Kıtanın Açıklaması:\r\nO zaman vecd ile bin secde eder, varsa taşım;\r\nHer cerihamda, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,\r\nFışkırır ruh-i mücerred gibi terden na’şım!\r\nO zaman yükselerek Arş’a değer, belki başım.\r\n\r\nVecd : Coşkunluk Ceriha : Yara\r\nRuh-i mücerret: Yeniden doğuş Na’ş :Cansız vücut, ölü\r\nArş : Gökyüzü, sema\r\n\r\n‘’O zaman (camilere düşman ayağının basmadığı, ezan seslerinin yurdun her köşesinde duyulduğu zaman) yeryüzünde bir mezar taşım varsa, sevinç ve mutluluktan mezar taşım bile çoşkunlukla secdeye kapanacaktır.\r\nMilletimin hür olduğunu görmenin ve şehitlik makamına ermenin kıvancı ile sevinç göz yaşlarım, savaşta aldığım yaralardan boşanır. Cesedim, cisimsiz bir ruh gibi göklere çıkar ve o kadar yükselir ki, belki göğün en yüksek katı olan Arş’a (Allah’ın yüce katına) ulaşır.\r\n\r\n10.Kıtanın Açıklaması:\r\nDalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!\r\nOlsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.\r\nEdebiyyen sana yok, ırkıma yaok izmihlal.\r\nHakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;\r\nHakkıdır, Hakk’a tapan, Milletimin istiklal.\r\n\r\nŞafak : Güneşin doğduğu zaman\r\nİzmihlal : Yok oluş\r\n\r\nBüyük vatan şairi Mehmet Âkif İstiklal Marşı’nın son kıtasında tekrar şanlı bayrağamıza hitap etmekte ve ‘’Şanlı bayrağım! Sen de artık şafaklar gibi al renginle, göklerimde hür ve mesut olarak dalgalan. Sabah şafağının ardından görülen aydınlık gibi, Türk Milleti de bu sıkıntılı ve karanlık günlerden sonra aydınlığa kavuşacaktır. Uğruna dökülen kanlarımızın hepsi sana helal olsun.\r\nArtık Türk Milleti’nin yok olması, dağılması diye bir şey abediyyen söz konusu olamaz. Çünkü; daima hür yaşamış olan, daima tek olan Allah’a inanan ve ona kulluk eden, daima vatanı uğruna çalışan ve çarpışan milletimin hürriyet ve istiklal her zaman hakkıdır.’’

rn
rnrnrn
rn
rnrnrn
Bu Konu İle İlgili Arama Yapabilirsiniz
rnrn
Bu yazı Türkiye' den kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir