2011 Yılı Üç Ayların Başlangıcı Ne Güne Denk Geliyor ?

rn rn rn rn
rn
rn rnrn

Bu sene Üç Ayların Başlangıcı 3 Haziran 2011 Cuma Günü Başlıyor.\r\n
Oruç tutmak isteyenler için bugün güzel birgün ve fırsat, Allah Kabul Etsin\r\n\r\n\r\n
Üç Aylar Hakkında:\r\nÜç aylar manevî ticaret bakımından çok bereketli, kazançlı ve sevaplı bir mevsimdir. Bu mevsimde yapacağımız mânevi” çalışmalar, iç âlemimizde bambaşka ufuklar açar. Ancak, bu aylarda kazanılan ruh disiplinini daha sonra da devam ettirmek gerekir. Çünkü bir sonraki üç aylara erişebileceğimiz hususunda elimizde bir senet yoktur\r\n\r\nHer yıl uğrayıp manevî hayatımızı nurlarla ışıklandıran üç ayları gerilerde bırakırken, Onun bizlere yaşattığı sonsuz hazları hiçbir zaman unutamayız. Kadir Gecesinde ışıl ışıl yanan caddelerde akan nur selini nasıl hatırlarımızdan çıkarabiliriz?\r\n\r\nİftar sofralarının feyzi yıl boyunca burnumuzda tütmez mi? Sahurların bereketini unutabilir miyiz? O kudsî hatıraları elbette unutamayız. Özler, arar ve bekleriz.\r\nAma tabiî ki kuru bekleyiş ve özleyişle yetinmeyiz. Üç aylarda ve bilhassa Ramazan’da kazandığımız manevî disiplini yıl boyunca da devam ettirmeye çalışırız.\r\n\r\nYine namaz kılarız, zaman zaman oruç tutarız, başkalarına yardım ederiz. Malımızla, canımızla ve dilimizle Allah yolunda cihada koşarız. Nefsani his ve arzularımıza kulak vermeyiz. Huzur verici hatıralarını içimizde yaşattığımız mübarek üç aylarda kazandığımız manevî havayı devam ettirmeye çalışırız.\r\n\r\nHayat sermayesinin durmaksızın elden çıktığını unutmayıp bir daha gelecek nur ve huzur mevsimine ulaşıp ulaşamayacağımız ümit ve endişesini her zaman canlı tutarak âhiret hazırlığına aynı şekilde devam ederiz.\r\n\r\nBöylece, gelecek yılın o mübarek mevsimlerine yine aynı ruhla ve temiz vicdanla erişmeyi umarız. Bu ruh içinde hayatımız devamlı bir gelişmeye ve ilerlemeye sahne olur. Allah’ın rızasına erişme yolunda dâima ileri gideriz ve bu ilerleme, inşallah son nefese kadar devam eder.\r\n\r\nZilhiccenin’nin On Gecesi\r\nRamazan ayının son on gecesi feyizli, bereketli, nurlu ve sevabı bol gecelerdir. Hac mevsimi olan Zilhicce’nin ilk on günü ve geceleri de o nisbette aydınlık ve ışıklı zaman dilimleridir.\r\n\r\nFecr Suresinin 2. âyeti olan “Yemin olsun on geceye” âyetinin tefsirinde bu on gecenin Zilhicce’nin ilk on gecesi olduğu hakkında tefsir ve izahlar, vardır. Muharrem ayının ilk on gecesi veya Ramazan ayının son on gecesi olduğu hakkında değişik ve farklı tefsirler varsa da, ağırlıklı görüş Zilhicce’nin ilk on gecesidir.\r\n\r\nZaten Zilhicce’nin yedisini sekizine bağlayan gece Terviye gecesidir, sekizini dokuzuna bağlayan gece Arefe Gecesi, dokuzunu onuna bağlayan gece de Kurban Bayramı gecesidir.\r\n\r\nBu husustaki hadislere baktığımızda fazilet ve kıymeti bakımından Zilhicce’nin ilk on gecesinin önemi hemen anlaşılmaktadır.\r\nEfendimiz bu geceleri değerlendirmemizi tavsiye ederken şu mealdeki hadisleriyle de bizleri Cennet yolu olan zikir ve ibadete davet ediyor.\r\nEbû Hüreyre’nin rivayetine göre ise, “Allah’a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce’nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine denktir.”(1)\r\n\r\nİbni Abbas’ın rivayetine göre Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:\r\n�Allah katında içinde bulunduğumuz şu günler (Zilhicce’nin ilk on günün)deki salih amelden daha sevimli (salih amelin bulunacağı) başka günler yoktur.�\r\n\r\nSahabiler, “Yâ Resulallah, Allah yolunda cihadda mı?” diye sordular.\r\nResulullah Aleyhissalâtü Vesselam, “Evet, Allah yolunda cihad da. Meğer ki bir adam nefsiyle ve malıyla cihada çıkıp da kendisine ait mal ve nefisten hiçbir şeyi geri getiremez olursa, (işte onun ameli bu on gündeki amelden daha faziletlidir)” buyurdu.(2)\r\n\r\nHadislerde zikredilen Zilhicce’nin ilk on gününden maksat ilk dokuz günüdür. Çünkü Zilhicce’nin onuncu günü Kurban Bayramının birinci günüdür, bugün oruçlu olmak caiz değildir. Müstehap olan oruç, Kurban Bayramından önceki ilk dokuz gündür.\r\n\r\nBugünlerde birkaç milyonu bulan büyük bir İman topluluğu Mekke caddelerinde İlâhi aşk ve sevgiyle çalkanmakta, Kâbe-i Muazzama, yurdunu yuvasını, çoluk çocuğunu terk eden fedakâr mü’minlerle dolup taşmaktadır. Hepsinin tek gayesi vardır: Allah’ın rızasını kazanmak, Onun af ve bağışlamasını celbetmek, ebedi emellere ve ruhani neşelere ulaşmaktır.\r\n\r\nBöyle yüce bir gaye uğrunda iman heyecanıyla ürperen mü’minlerin ruhaniyetleri hepimizin kulluk ufkunda rahmet bulutları sevk etmekte, oralardan esen inayet rüzgârları gönüllerimizi sarmakta ve Cennet-misâl zevk ve safalarla doldurmaktadır.\r\n\r\nBu günleri ve geceleri şimdiden şuurlu ve uyanık halde geçirmek Kurban Bayramı neşesine, hac ibadetinin o ulvi ve saadet dolu anlarına hazırlanmak, hacca gidemesek dahi, o İlâhı ziyafetten azami ölçüde istifade etme yoluna girmeye gayret göstermektir.\r\n\r\nGündüzleri mümkünse oruçla, geceleri de zikir, namaz, istiğfar, salavat getirerek geçirmek ve kendimizi Kur’ân-ı Kerime muhatap alarak iç zenginliğimizi arttırmaya çalışmak her yönüyle güzel bir alışkanlıktır. Böylece hacca girmeden de halis bir niyetle hac sevabını, Arafat’ta vakfeye duramasak da kendimizi hayalen ve kalben o mekanda farz ederek o anların zevk ve neşesinden mahrum kalmamış oluruz.\r\n\r\nKaynaklar\r\n1) İbni Mâce. SıyamT39.\r\n2) İbni Nfâce, Sıyam:39.13. İbni Hacer, 5:119.\r\n\r\n
Üç Aylar İle ilgili Şiirler:\r\n\r\n\r\n
Üç Aylar İle ilgili Makale:\r\nManeviyat Mevsimi Üç Aylar\r\n\r\n Zaman, bize verilen en büyük nimetlerden biri. Gece ve gündüz Allah’ın tecellilerini bize hatırlatan iki münadi. Gece ile gündüzün nimetlerinden faydalanmanın zirve imkânlarının sunulduğu bazı mevsimler vardır. Bunların başında üç aylar gelmektedir.\r\n\r\nÜç aylarda bulunan kandil geceleri, gecenin Rabbani tecellilere ayna oluş sırrının en güzel bir yansımasıdır. “Geceyi ihya etme”nin “gündüz tutulan oruç”la birleştiği bu mübarek gün ve geceler, zamanı değerlendirmek, ömrü boşa geçirmemek için de bir terazidir.\r\n\r\nÜç aylar, İslâm’ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan recep, şaban ve ramazan aylarıdır. Recep ayında, regaip ve mi’râç, şaban ayında berat; ramazan ayında ise kadir gibi dört ayrı mübarek gece bulunmaktadır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), bu aylarda daha çok ibadet eder ve: “Allahım! Recep ve şabanı hakkımızda mübarek kıl, bizi ramazana kavuştur.” (Ahmet b. Hanbel, Müsned, I, 259) diye dua ederdi.\r\n\r\nHz. Aişe, Rasûlüllah (s.a.s.)’ın bu aydaki orucu hakkında şöyle der: “Şaban ayındaki kadar çok oruçlu olduğu bir ay görmedim.” (Tecrid, VI, 295)\r\n\r\nRecep ayının ilk cuma gecesi olan Regaip Kandili, Allah Teâlâ’nın kullarına bol bol bağışta bulunduğu, az ibadetlerine karşılık çok ecir verdiği bir rağbet gecesidir.\r\n\r\n”Regaip” kelime olarak rağbet olunan şey ve büyük ikram anlamına gelmektedir.\r\n\r\nRağbet nedir?\r\n\r\nİstek, arzu ve beğenme.\r\n\r\nİnsan rağbet ettiği değerlere göre rağbet görür.\r\n\r\nİçtiği kaynağın berraklığına göre berrak sözler söyler.\r\n\r\nMevlânâ “Nereye gidiyorsun sen; işte O’sun sen” der.\r\n\r\nVahye râm olan vahiyden bahis açar.\r\n\r\nKur’an’a giden ayetten, hac-giden Kâbe’den Medine’den dem vurur.\r\n\r\nKötülüğe rağbet eden de kötüye vurgu yapar.\r\n\r\nKısaca rağbet ettiğini heceler insanoğlu.\r\n\r\nRağbet, insanlık tarihinin özetidir aslında. Hakkı duyanlarve duymayanlar. Duydukları halde kulak verenler ve vermeyenler.\r\n\r\nRağbetini ucuz bahanelere yöneltenler; rağbetini baki bir ebediyet yolunda sabrın ve iradenin iklimine sevk edenler.\r\n\r\nPeygamberler tarihi rağbet edenler ile rağbet görenlerin hikâyesidir.\r\n\r\nNuh’un çağrısına evet diyenlerin rağbeti ile hayır diyenlerin rağbeti.\r\n\r\nHz. Musa’nın sabırlı davetine rağbet edip denizi onunla geçen, geçtik ten sonraki davetine ise rağbet etmeyenlerin öyküsü.\r\n\r\nEfendimizin (s.a.s.) ganimet dağılım zamanına rağbet edip,Tebük’te mücadele çağrısına hayır diyen münafıkların rağbeti.\r\n\r\nRabbinin burhanı sayesinde harama rağbet etmeyen Yusuf’un (a.s.) rağbeti de bir rağbet.\r\n\r\n”Bir elime ayı bir elime güne-şi verseniz yine davamdan vazgeçmem” diyen Hz. Peygamberin dünyalık tekliflere rağbet et-memesi de bir rağbet.\r\n\r\nRağbeti tartacak terazilerden biri de şu ayetlerdir:\r\n\r\n”Ey iman edenler! Allah veResulü size hayat verecek hakikatlere sizi davet ettiğinde ona icabet edin.” (Enfal, 24)\r\n\r\n”Eğer onlar Allah ve Resûlü-nün kendilerine verdiğine razı olup, “Allah bize yeter, yakında bize Allah da lütfundan verecek,Resûlü de. Biz yalnız Allah’a rağbet edenleriz” deselerdi (daha iyi olurdu).” (Tevbe, 59) “Boş kaldın mı hemen (başka) işe koyul ve yalnız Rabbine rağbet edipO’na yönel. (İnşirah, 7-8)\r\n\r\nRağbeti tartan başka bir te-razi de “Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.” hadis-i şerifidir.\r\n\r\nÜç aylar ne ifade eder bizim için?\r\n\r\nÜç aylar ile olan arkadaşlığımızda hayatımızda neye rağbet ettiğimizi sorgulamalıyız.\r\n\r\nÜlkemizde tarihten bugüne üç aylar sevgisi hep canlı kalmıştır. İbn Batuta Anadolu’nun muhtelif merkezlerini ziyareti sırasında dinî hayatın çeşitli görünümlerini anlatırken cuma günleri, kandil geceleri, üç aylar ve bilhassa ramazan ayı vb. gün ve gecelerin nasıl büyük bir istek ve heyecanla değerlendirildiğini ortaya koyuyor. (İbn Batuta’yı şaşır-tan Misafirperverlik, Diyanet Aylık s. 122)\r\n\r\nTarihte olduğu gibi bugünde toplumlumuz yediden yetmişe üç aylar geldiğinde hayatı-na olumlu anlamda yeni bir istikamet vermektedir.\r\n\r\nÜç aylar kalplerimizin manevî doyum ve duyum mevsimidir. Takva, ihlâs, muhasebe, yakîn, marufa sabır, masiyete direnme vb. değerler üç aylarda benliğimize yeniden dolar, âdeta tazeleniriz.\r\n\r\nÜç aylar, keşkelerin öğütülüp iradî başlangıçların yapıldığı anlardır.\r\n\r\nGidişimiz, dönüşümüzün haritasıdır. Bakmasını bilen, yürüyüşümüzün kafiyesinden varış hızımızı tayin edebilir.\r\n\r\nHz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “İyi arkadaşla kötü arkadaşın misali, misk taşıyanla körük çeken insanlar gibidir.Misk sahibi yasana kokusundan verir veya sen ondan satın alırsın.Körüğe gelince; ya elbiseni yakar yahut da sen onun pis kokusunu alırsın.” (Buhari, Büyü, 38)\r\n\r\nNe güzeldir üç aylardan misk devşirmek takva libasımıza..\r\n\r\nÜç sırdaş ile on iki aylık uzun seyahatimizi kısa eylemek. Yorucu yokuşları düz eylemek.\r\n\r\nÜç sadık yâran ile yâre olan hasretimizi daha bir dillendirmek.\r\n\r\nZikrimizi onların zikriyle, fikrimizi onların fikriyle tazelemek.\r\n\r\nKaybolan umudumuzu gürül gürül kulağımıza okudukları reca âyetleriyle yeniden gün ışığına çıkarmak.\r\n\r\nÜç aylar Hakkın rahmetine bir sergidir. Mevlânâ ne güzel der.\r\n\r\n”O’ndan iste, başkasından bir şey umma. Suyu deryada ara,ırmakta değil. Başkasından da istesen ihsan eden Hakk’tır. Onun elini cömertliğe meylettiren de O’dur. (Mesnevi, IV/1203)\r\n\r\nSadece ritüel kalıplarda üç ayları geçirmek değil, üç aylar sonrasında bize kifâyet edecek ilim irfanı da amele yoldaş kılarak biriktirebilmek.\r\n\r\nNeden oruç tutuyoruz, niçin regâib? Neden berat, neden miraç?\r\n\r\nOkumadan, dinlemeden,araştırmadan ucuz bir idrake müşteri olmamalıyız.\r\n\r\nRegaip dendiği anda hemen recep ayı ile yüz yüze geliyoruz.Recep dendi mi, şaban, o akla gelince de ramazanı hatırlıyoruz.\r\n\r\nRecep ayı nedir? Ona Efendimiz nasıl bir anlam yüklemiştir?\r\n\r\nBu ay içinde bizi bekleyen sürpriz saadet anları nelerdir? Hangi hikmet bizi sahura kaldırıp nafile bir oruç için akşama kadar haramlardan bizi uzak tutuyor? Neden binlerce insan teravih namazına koşuyor? Kandil gecesini sair akşamlardan ayıran vasıf nedir?\r\n\r\nReceb’e rağbetimiz değil midir bizi Regaip Kandili’nin iman nurundan ışık devşirmeye yönelten sebep?\r\n\r\nRecep ayını da sair ayları da yaratan Rabbimize olan rağbetimiz ve yönelişimiz değil mi bizi regaibin hediyelerini feyizlerini almaya sevk eden?\r\n\r\n”Bu şeb fahru’l-leyâlî leyle-ipâk-i Regâibdir\r\n\r\nBu şeb takdîse şâyân bir şeb-i âl-i merâtibtir.”\r\n\r\ndiyen şair, acaba varacağı hangi mertebeye basamak olarak Regaip Gecesi’ni seçmiştir.\r\n\r\nNedir bir müminin mertebeleri geçip de karar kılacağı ideal durak?\r\n\r\nDünyada şöhret, makam,mevki mi, yoksa dünyada yansıması iman olan Allah’ın rızasınakavuşmak samimiyeti mi?\r\n\r\n”Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara, içinde ebedî kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaat etti.Allah’ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte büyük kurtuluş da budur.” (Tevbe, 72) ayetinde vaat edilen büyük hedefe koşan kişi,regaibi de, beratı da miracı da Kadir Gecesi’ni de bu yüksek ideal uğrunda değerlendirecektir. Sair zamanlarda istediğinden daha fazla bu gecelerde rızayı düşleyecek, rızaya eğilecek, başkalarının istifadesi için daha bir fedakâr olacaktır.\r\n\r\nZira bu gecelerin rahmetine,feyzine imanı tatmış olanlardan daha çok, iman gibi bir lezzeti duyamayan, evinde işyerinde sokağında mahallesinde Ku’ran’ın,namazın, orucun hazzını misafir edemeyenler muhtaçtır.\r\n\r\nÜç aylara rağbetimiz bu aylardan habersiz olanlara onları ulaştırma şevkimizden de kaynaklanmaktadır.\r\n\r\nİyiliği emretmek kötülüğü hayatımızdan uzaklaştırmak, nezih imkânlardan herkesin istifadesini düşünmek demektir de aynı zamanda.\r\n\r\nİman paylaşılması en lüzumlu imkân olduğuna göre sahip olduğumuz güzelliklerin başkalarına bir örneklik olarak sunulması, en sade temsillerle takdimi bize düşmektedir. Regaibi sevmek ama sadece kendi kemâl âtımız için değil, beratı benimsemek;ama sadece şahsî affımız için değil, miracı sevmek ama sadece kendi kulluğumuzla yüceliklere ermek için değil, Kadir Gecesi’ni sevmek ama sadece kendi ibadetimizle Kur’anın feyzine varmak için değil.\r\n\r\nGüzellikler paylaşıldıkça çoğalır. Üç aylarda değişik usul ve üslûplarla bir şekilde bu ayların ruhaniyetini insanlığa ilâhî bir ziyafet olarak armağan edebilmeliyiz.\r\n\r\nMübarek gün ve geceler üç ayların künhüne vakıf olmak için ecdadımızın bu vadide ortaya koyduğu aşk terennümlerinden oluşan büyük mirasın izini sürmek gerekiyor.\r\n\r\nÜç ayları görmek, kelebeklerin ateşe daldığı gibi nisyana, gaflete dalış dakikalarımızda, ensemizde, önümüzde bizi ateşe koşmaktan kurtarmaya çalışan Efendimizin şefkatli elini görmek demektir.\r\n\r\nÜç aylar, gençler için başarıya giden yolu ibadet refleksleriyle tezyin etmede keskin bir viraj…\r\n\r\nBüyük zaferlere vurgu yaparken küçük tedrici mihnetlerin kılavuzluğundan da nasiplendirmeliyiz çocuklarımızı.\r\n\r\nÜç aylarda mütevazı başlangıçlarla yevmiyelik kazanılan başarı şuurunun ramazanda bir ay boyunca tekrarlanması, yıl boyu elde edilecek zafer özgüveni için fevkalâde güçlü bir referans olacaktır.\r\n\r\nModernleştikçe yalnızlaşan,imkânları arttıkça ruhi hijyenini kaybeden günümüz nesilleri için üç aylara serpiştirilen bu eğitim önemlidir.\r\n\r\nHz. Ali (r.a.) mescidleri kan-dillerle aydınlatan Hz. Ömer için”Mescitlerimizi aydınlattığı gibi Allah da onun kabrini aydınlatsın” diye dua etmiştir. (İbn AsâkirXLIV, 80)\r\n\r\nÜç aylarda maddî aydınlığı tamamlar mahiyette camilerimizi, mescitlerimizi, halkı aydınlatma onlara rehberlik etme imkânı olarak iyi değerlendirelim.\r\n\r\nTatil mevsimine denk gelen üç aylar içinde geleceğin büyükleri olan çocuklarımız camilerde Kur’an ile tanışsınlar. Kendi öz benliklerini, Kur’an’ı hecelerken,Efendimizi anarken keşfetsinler. Salât ü selâmlar ile kandillerde kâinata “Işık saçan bir kandil”(Ahzâb, 45-46) olan peygamberlerine saygılarını ifade etsinler.\r\n\r\nVe dua.. Ellerimiz üç aylarda duaya kalksın.. Tevekkülümüzü duaya devam, duada istikrar ile sınayalım… Duanın gücünü keşfedelim. Bütün âlemlerin ihtiyacını gören, herkese nimetini sebil eden Rabbimizin bizim niyazlarımızı samimi dileklerimizi de duyacağı şuurunu yenileyelim.\r\n\r\nElest bezminde bizimle konuşan, bize değer veren Rabbimizle dualarımızda hasbi hal edelim.Zira O, bizim sesimizi duymak istiyor.\r\n\r\nPerişan hallerimizden ötürü özür dileyelim. Islah dolu zamanlara ulaşmak için güç ve kuvvet isteyelim. Birlik ve dirliğimizin daimi olması için açalım ellerimizi Rabbimize.\r\n\r\n Not: Bu yazı, Diyanet Aylık Dergi 2007 Temmuz sayısında yayınlanmıştır.\r\n\r\n
Üç Aylar İle İlgili Mesajlar:\r\nOrucunu Tut Sıhat Bul\r\nHaydi Bismillah Üç Aylar Başlıyor Gece Sahurda Görüşmek Üzere\r\nAllah nice üç aylar nasip etsin.

rn
rnrnrn
rn
rnrnrn
Bu Konu İle İlgili Arama Yapabilirsiniz
rnrn
Bu yazı Türkiye' den kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir